kırçiçeği's profileMERHABA ,PhotosBlogListsMore Tools Help

MERHABA ,

Bu sayfayı öncelikle kendimi mutlu etmek için yaptım. Renkleri ve renkliliği seviyorum. Doğal olarak her tercihte biraz ben varım, biraz içimdekiler...Biraz sevdiklerim var, biraz umut ettiklerim...Umarım sayfamda iyi vakit geçirirsiniz.

kırçiçeği papatya

Occupation
Location
Interests
biraz hazine , çokça defineyim sanırım. Gördüklerinden çok açığa çıkmayı bekleyen yönlerim var...
Şekle şemale takılma bence, yapılanlara bak ve sahibini ifade eden ipuçlarını çöz. Anlayabildiğin kadar tanımış olursun...
Siz gidin ben gelmiyorum..

Ne ardınızdan gelecek kadar sizin dünyanıza aitim ne de beni ardınızda bıraktığınızda aklınız ve ruhunuz bende esir kalacak..

Bakmayın insanın topraktan yaratıldı dendiğine..
Demirden, taştan, plastikten yaratıldı sanki insan..

Hayatımıza henüz plastik girmemişken toprak yüzlü,
yağmur kanlı ve Allah kokuluydu insanlar..
Bir gün plastik icat oldu ve plastikleşti bedenler, kalpler, duygular ve alışkanlıklar..

İşte bu yüzden silindi yeryüzünden aşk ve merhamet.

Siz gidin, ben gelmiyorum..
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.
November 12

Mevlâ Görelim Neyler.Neylerse Güzel Eyler____ İbrahim Hakkı Erzurumî

hak şerleri hayr eyler
ârif anı seyreyler
zan etme ki gayreyler
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

sen hakk’a tevekkül kıl
sabreyle ve râzı ol
tevfiz it ve rahat bul
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

kalbin ana berk eyle
takdîrini derk eyle
tedbirini terk eyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bil kâdı-i hâcâti
terk eyle mürâdâtı
kıl ana münacâtı
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bir işi murâd itme
hak’dandır o red itme
oldıysa inâd itme
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hakk’ın olıcak işler
ol hikmetini işler
boşdur gam u teşvişler
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hep işleri fâyıkdır
neylerse muvâkıfdır
birbirine lâyıkdır
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

dilden gamı dûr eyle
tefviz-i umûr eyle
rabbinle huzûr eyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

sen adli zulüm sanma
sabr it sakın o sanma
teslim ol oda yanma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

dime şu niçün şöyle
bak sonuna sabr eyle
yerincedir ol öyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler
hiç kimseye hor bakma
sen nefsine yan çıkma
incitme gönül yıkma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

mü’min işi reng olmaz
ârif dili teng olmaz
âkıl huyu cenk olmaz
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hoş sabır cemilimdir
allah ki vekilimdir
takdîr kefîlimdir
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

her dilde ânın adı
her kuladır imdâdı
her cânda anın yâdı
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

nâçâr kalacak yerde
dermân ider ol derde
nâgah açar ol perde
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

her kuluna her anda
her anda o bir şânda
geh kahr u geh ihsânda
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geh mu’ti vu geh mâni’
geh hâfıd u geh râfi’
geh dârr u gehi nâfi
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geh abdin ider ârif
her kalbi o’dur sârif
geh eymün u geh hâif
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geh kalbini boş eyler
geh aşkına düş eyler
geh halkını hoş eyler
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

az ye az uyu az iç
dil gülşenine gel güç
ten mezlebesinden geç
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bu nâs ile yorulma
kalbinden ırağ olma
nefsinle dahi kalma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geçmişle geri kalma
hâl ile dahi olma
müstakbele hem dalma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hem dem âni zikreyle
hayrân-ı hak ol söyle
zirekliği koy şöyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

gel hayrete dal bir yol
koy gafleti hâzır ol
kendin unut anı bul
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

her sözde bir nasihat var
her işde ganîmet var
her nesnede zinet var
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hep rumuz ve işâretdir
hep ayn-ı inâyetdir
hep gâmız ve bişâretdir
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bil elsine-i halkı
öğren ebed u hulki
eklâm-ı hak ey hakkı
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

vallah güzel etmiş
tallah güzel etmiş
billah güzel etmiş
allah görelim netmiş.netmişse güzel etmiş.
.
TEFVİZNAME (yazan, şair) - İbrahim Hakkı Erzurumî
November 09

Papatya çiçeği.....Hüzün Yücel

 

Papatya çiçeği

Sen dağ yamaçlarının,
Uçsuz bucaksız ovaların nazlı çiçeği
Beyaz duvak misali
Baharın habercisi,
Papatya çiçeği
Nasıl da yırtmışsın inadına
Toprak ananın göbeğini
Açmışsın avucunu güneşe
Sevdanı güneşten,
Gücünü topraktan almışsın

Çok da inatçısın
Dağların yamacında hırçınsın
Ovalarda nazlı gelinsin
Ne güzel de büyütmüş,
Beslemiş toprak ana seni
Kıyılır mı sana,
Dalından koparmaya,
Özgürlüğünü elinden almaya

Yapraklarındaki beyaz, sadeliği
Göbeğindeki sarı,
Kalbindeki aşkı anlatır
İnatçısın dedim ya
Vazgeçmiyorsun inadından
İlan etmişsin dostuna, düşmanına
Doğaya olan aşkını
Şahidindir güneş ve toprak ana
Kural tanımazsın yaşamında
Çünkü sen özgürlük
Ve yaşamın temsilcisisin
Bu sende gelenek
Hiç mi hiç bozulmayacak,
Hep böyle devam edecek

Sen dağ yamaçlarının,
Uçsuz bucaksız ovaların nazlı çiçeği
Beyaz duvak misali
Baharın habercisi,
Papatya çiçeği
Güneş ben
Papatya sen olduğu sürece
Aşk beyaz yapraklarında
Hep fal olarak anılacak

 

Hüzün Yücel

 
October 23

İYİ OLMA SANATI ___ Dr.Drauzio varella

İYİ OLAMA SANATI 
Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Duygularını anlat.
Saklanan ve baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, belfıtığı, belağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla; duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız! Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Karar vermelisin.
Kararsız kişi; güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık; sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Olduğundan farklı yaşama.
Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Kabullen.
Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak, sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Çözümler bul.
Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birisini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerjiyi üretir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Güven.
Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Hayatı üzgün yaşama.
Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. «İyi mizah bizi doktorun elinden korur». Mutluluk, sağlık ve terapidir.

Dr.Drauzio Varella, Çeviren: Fatih Erten
August 30

YAĞMURA ZEYL ____ Nurullah GENÇ

Yağmur’u ve şâiri Nurullah Genç’i yâd ederek ...

Vâredenin adıyla insanlığa inen Nûr’dan bir bâd-ı sabâ dokundu gönül iklimime… Bir “Yağmur” indi kalbimin semavî tepelerine…

 

Nûr’dan ve Yağmur’dan sonra, damlalara dokunan bir kalem olsaydım dünya sayfasında… İçimden geçen can ipliğinin karasıyla yazsaydım bu ilâhî aşkı… Bir yağmur damlası mürekkebim olsa ve ben yağmur yağmur dolaşsaydım âlemin mavi sayfalarında…

 

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım. Bir dürr-i yektâ bulsaydım kalbimin sâdefinde… Nisan yağmuru gibi düşseydin içime ve ben acıyla pişerek nâil olsaydım bu inci güzelliğine… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Taştan kalbime ince ince yağmurlarla, inci inci nûrlarla düşseydin âhh… Bir taş da ben olsaydım.

 

Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım. Dolaşsaydım bir muhacir gibi kutlu yolunun içime uzanan çöllerinde… Güllerinde akan terlerinde bir göl serâbı görseydim ve bir bülbül gibi başında bitseydim. İçseydim kana kana Yağmur… Çöllerde yorgun düşen kanadımla, çırpa çırpa kanattığım kanadımla, damlalarına eğilsem ve kana kana içseydim Yağmur… Bir kuş da ben olsaydım.

 

Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım. Renk renk, desen desen… Senin dokunmanla çiçek açar kumaşım; bahar gelir fakîr hırkama, âhh bir gülümsesen… Sen yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Damla damla insen gönül kumaşıma ve gül motifleri işlesen nakış nakış, gül kokulu parmaklarınla… Bir nakış da ben olsaydım.

 

Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım. Asr-ı Saâdet’in muhabbeti belirirdi nazarımda. Yağmur… Yâr ve nûrsun… Asırlık arzumsun…  Nokta nokta, göz göz dökülseydin kalbimin sahrâlarına… Gözlerime doğan nûrla Hira dağında bulsaydım izini… Bunca intizârdan sonra nazarınla dirilseydi gözlerim… Bir bakış da ben olsaydım.

 

Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım. Yağmur… Bir ip gibi ince ince yağsaydın ve dolansaydın nefsimin boğazına… İpe çekilen Hallac gibi, derisi yüzülen Nesimî gibi can versem; kayalar altında un ufak Bilâl-i  Habeşî gibi kan dökseydim. Aksaydın kan gibi kalbimin pınarından. Damla damla dökülseydi güllerden süzülüp inen terin. Solmuş bir çiçek gibi önüne düşseydi bu garîp başım… Bir baş da ben olsaydım. 

 

Bahîra’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım. Damla damla dökülseydim bir çift gözün nübüvvet mührünü gören güzelliğinden. Müjdelerle dolaşsaydım Busra’nın sokaklarında… Fakîr bir dilenci gibi sokaklara düşseydim ve zengin etseydim gönlümü, sırtında parlayan nûr ile… Karûn’a meydan okusaydım bu manevî zenginlikle… Uzansaydı ellerim gökyüzünün kalbine… Sana eşlik eden bulutun ellerinden öpseydim. Sen nûr nûr inerken yeryüzünün kara bahtına, ben bir bulutun önünde diz çöküp yaş dökseydim. Bir yaş da ben olsaydım.

 

Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım. Senin dokunmanla renklenir aşk kumaşım. Senin okşamanla gül-i rânâya benzer muhabbet kuşağım… Üzerinde taşıdığın Hırkâ-i Saâdet’te bir düğüm, Hacerü’l Esved taşıyan kumaşta bir desen olsaydım. Düğüm düğüm, desen desen… Muhabbet kumaşım gülizâra döner, sen bir “gül” desen… Ellerin değse bu kirli, bu günâhkâr libâsa… Yağmur yağsa aşk esvâbıma… Bir parça kumaş da ben olsaydım.

 

Senin için görülen bir düş de ben olsaydım. Peygamber çiçekleri gülümserdi gözümde… Dâvûdî bir sesle açılırdı çiçeğim, kat kat ve çöllere inat bir gül muştusu gelirdi seher yeliyle… Yâr eliyle, yâr diliyle gecelerce büyüyen bir düş olsaydım. Yûsuf’tan gelen uhrevî bir rüyâ gibi; ay ve yıldız gibi, güneş gibi seyretseydim seni leyl ü nehâr… Rüyâların gölgesinden kopup hakîkî varlığına bir perde aralasaydım ey yâr… Bir düş de ben olsaydım.

 

Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım. Saâdet asrının tablosu renk renk belirseydi gönlümün tuvalinde… Yüzyıllar boyu yüreğimde taşıdığım ismini, cisminle bütünleştirseydim. Güzelleştirseydim gözümü gözlerinin nûruyla… Nârıyla yaksaydı gözlerin gözlerimi… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Bayram etseydi gözbebeğim, âlemin gözbebeğini seyrederken… Görseydim gül yüzünü… Bir görmüş de ben olsaydım.

 

Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım. Aşkınla kızarırdı çölde açan gül yaprakları… Toprakları aşkın yakardı. Bir mum gibi hani… Erir, yanar ve yakardın. Ben pervanevî aşkımla sana visâl eyleyen bir garîp fedâî olsaydım. Sana var/makla şâd olsaydı servine uzanan ırmaklarım… Parmaklarım gülüne dokunarak dilşâd olsaydı. Vuslatını sunsaydın bana ey Yağmur, billur visâlini… Bir gülmüş de ben olsaydım.

 

Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım. Belki yeniden dönerdi bahtımın kara çarkı… Belki yeniden aşk makamına dönerdi hicrân kokan bu şarkı… Farkı anlardı belki, kendini de inkâr eden yalancı… Sancılarım biter, sâdefimden yâr incisi çıkardı. Sana doğru aksaydım ey Yağmur, yolundan giden damlalara tutunup… Kendimi de unutup kervanlara karışsaydım. Muhacir ve ensâr gibi, sana hicret eden bir bülbül ve seni bekleyen bir gül olsaydım. Çöllerin ortasında bir yeşil bahçe, seninle can bulan Mekke ve Medine olsaydım. Er ya da geç sana inanan ve senin vuslatınla yanan bir kabileyi kalbimde taşısaydım. Bir Kureyş de ben olsaydım.

 

Damar damar seninle hep seninle dolsaydım. Bulsaydım, damarımda, kanımda, canımda nûrunun zerresini… İçimde akan ırmaklarda yıkasaydım günâhkâr ruhumun siyahî ellerini… Yağmur… Sağanak sağanak aksaydın gönlümün göklerine, bereketinle, rahmetinle, muhabbetinle…. Hasretinle kavrulan yüreğim sırılsıklam olsaydı. Sen yağsaydın Elif Elif göğsümün yâresine… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Sen yağsaydın gönlüme… Hep seninle dolsaydım.

 

Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım. Senin aşkınla duran ve dönen güneşten yayılan, şehâdet parmağınla ikiye ayırdığın aydan yansıyan bir ışık hüzmesi gibi parlasaydım cihad kokan kılıcının ucunda… Kılıcının kabzasında bir dirhem gümüş gibi yakın dursaydım ve öpseydim hakk kokan ellerinden… Sen olmasaydın, ben de olmasaydım. Ben ki aşkına tutunarak yaşayan alak… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Sen ki Yağmur, baştan sona aşk… “Levlâke levlâk” “Sen olmasaydın, Sen olmasaydın…”

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ''

 

DÜNYA FANİDİR ____ Aziz Mahmut Hüdai (ks)

 
Dünya fanidir

Aldanma kardeşim fani dünyaya,
Bu düzen dağılır, divan eğlenmez.
Kaptırma gönlünü bu viraneye,
Herkes gelip göçer, konan eğlenmez.

Düşme sakın, hilesine, ağına,
Değer verme, bostanına bağına,
Bakarsın kar yağmış umut dağına,
Zerre kadar aklı olan eğlenmez.

Malın varsa, harca Hakkın yoluna,
Bir faydan dokunsun sağ ve soluna,
Bir gün yolun düşer berzah iline,
Otağı kalkacak sultan eğlenmez.

Gâfil olma ecel gelir ansızın,
İbadetle geçsin gece gündüzün,
Yükünü hafif et, yolun pek uzun,
Yolcuları gider, kervan eğlenmez.

Hakka sarıl, gitme kötü yollara,
Kıymet verilir mi geçmez pullara,
Dünya bir zindandır, mümin kullara,
Zindancı eğlenmez, zindan eğlenmez.

Ömür tamam olup defter dürülür,
Sırat köprüsü ve mizan kurulur,
Hakkın dergâhında bir gün durulur,
Buyruğu tutulur, ferman eğlenmez.

Hüdai nerede, bunca peygamber,
Hani Habibullah, Sıddık-ı Ekber,
Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Haydar,
Bunda can eğlenmez, canan eğlenmez.

Aziz Mahmud Hüdai (kuddise sirruh)

 

 

              ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM!...

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

fjfgjgjjjjjjjjjjjjjjjrq2

Sevmek mi lazım seni?, tapmak mı? yoksa boşvermek mi hayata?. Kırıp zincirleri, aşmak mı okyanusları?, yanına varıp gözlerine bakıp kalmak mı yoksa AŞK ? Yosunlaşmış teknelerle aramak mı mutluluğu?.Ya da mil çekip yüreğine taşlaştırmak mı? Anlatsana hadi... Beni bana, olsada dudaklarına, bak gözlerime ve anlat beni yakan sessizliği... HADİ! .....Taktığın tüm isimlerin dışında ben bir kibrit çöpüyüm okyanusta; kutusundan sıyrılmış ve kendini tek başına azgın dalgalar arasında kaybolmuş biçimde bulan bir kibrit çöpü... Gecenin ve sessizliğin izin verdiği ölçüde uykuya yenik düşmeden seni sevmenin tadını çıkarıyorum. Nefes almaktan korkuyorum sesimi duyarsın diye, gecenin güne devrilmesini istemiyorum uyanırsın diye... Belki de yaşanan en güzel zamanı bu AŞK’ın... SEN uykudayken...


Çok acılar çektim, üzdüm üzüldüm, ağladım ağlattım ve tabi yıprandım. Hayatı anladığım günden beri peşindeyim senin. Sana benzer niceleriyle karşılaştım ama yanılmadım hiç! Tıpkı “FACE OFF” filminde ki gibi. Hiçbiri değildin sen, hiçbiri alamadı kalbimi...

Bazen "pes" dedim hayata. Proje yatmış, sermaye, kaynaklar bitmişti. Zaten bilirsin ki başrol oyuncusu ortaya hiç çıkmamıştı. Bu son diyerek her seferinde tekrar sıfırdan başladım. Önce seni bulmalıydım. Tohumunun yerini biliyordum ama nereye ekmeliydim ki "AŞK" yeşersin topraklardan. Hangi sularla sulamalıydım solup gitmemesi için ve en önemlisi dalından kopartıp mı vermeliydim sana onu ya da seni ona mı götürmeliydim....?

Ama en iyisi önce "seni" bulmalı...
SEVDİĞİM NERDESİN..?

YA DA GİT .....
daha fazla kanamadan yaralarım...


Gözler yalan söylemez derler ya; oysa ne zaman gözlerine baksam bu kavram hiç aklıma gelmedi, inanmak mı istedim sana, yoksa yeni bir yıkıma başlamak mı? Manası derin gülüşlerde, gizli kalmış sözlerde, yazılan her aşk şiirinde senden, benden izler aradım durdum... Nihayetinde kırıntılar buldum bestelenmiş aşk dizelerinde NELER OLUYORDU BİZE?.....


Gidişin susturdu parmaklarımı, ardından bakakaldı gözlerim...Gidişin kuruttu ilham kaynağımı, peşinden gitme diyemedi cılız kalan sesim... Küstüm kendime, karanlıklara hapsettim kalbimi, içerisine tıka basa doldurduğum düzensiz, bumburuşuk, paçavra benzeri artık sevdam ile yollardayım tekrar... Ne çok özenirdim bir limana sığınıp orayı kendi egemenliği ilan eden insanlara, buldum sanmışken tekrar arayışlara girmek üzüyor beni; yoksa gidişine değil isyanım...

 
1 hour ago

-



Bu dosya türünün (.gif) karşıdan yüklenmesi bilgisayarınıza zarar verebilir.
Etiket güncelleştiriliyor...








Öyle kolay değildir hayatıma girmek..
ve rüyalarıma girmek çok zorlar
insanı..

Sevilmesi zor bir insanımdır..
öyle kolay kolay da alamazsın beni hayatına..
soğuğumdur,
cehennem sıcaklığında da olsan
senide buz keser sözlerim..
ben öyle kolay kolay sevemem,
sevdirmem de kendimi..
....soğuk ile aynı cümle içinde geçer adım..
konuşursam kalp kırarım..



Yürek ister beni sevmek..
aptal da olman lazım benimle olman için..
ben çok zor bir insanımdır..
ne sevmesini bilirim ne sevilmesini...
işim gücüm can yakmaktır..
....zalim ile aynı cümlede geçer adım..
konuşursam can acıtırım..




Cesaret ister karşımda durupta sevilmek..
tokat yemiş gibi olursun sevgimden..
mutlu olmasınıda bilmem mesela..
acılardır benim yoldaşım...
ve yoldaşım yol ile benim aramda kalır çoğu defa...
....ruhsuz ile aynı cümlede geçer adım..
konuşursam mutluluğunu alırım..




Emek ister, sabır ister beni sevmek...
öyle her istediğinide yaptırmam..
dediğim dediktir mesela..
kızarsam soğuk olurum,
zalim olurum, ruhsuz olurum...
ne biçim bir insan ile
aynı cümlede sıfatım olur adım..
konuşursam ayrılırım...




....beni sevmek,
ben olmak ister aslında..
ama bir rüya görürsün,
bir melek gelir dünyana...
herşey değişir, ne sen, sen olursun..
ne ben, ben... 


böyle
bir adamı yok etmenin hazzını yaşatırsın...
beni sevmek.. yanımda olmayı istemektir..
sadık olmayı istemektir..
yalandan
uzak olmayı istemektir...
her daim sevmek, sevilmek istemektir..
beni sevmek, mutlu olmayı istemektir...
....aşk ile özlem ile aynı cümlede geçer adım..
konuşursam çocuk olur
ağlarım...




 

8 hours ago
1 day ago
idilwrote:
o82b968b6dm.gif
 

Günaydın…

Hayatınızı gönlünüzce yaşayın,
Kötü enerjileri yok edin...
Küçücük
şeylere değer verin...
Tüm güzellikler
şans sizinle olsun :)

Sağlıklı mutlu bir hafta olsun hepimiz için...

yaşam dediğimiz bu yolculukta

payınıza düşen her şeyin sizi tatmin etmesi dileğiyle….

Sevgiler..

 

iz7pbbjzyhg.gif

1 day ago
 

Umutsuzluk bilmez umut satıyor
Sevgisi sevdası bir başka dostun
Gönül gözü ile dosta bakıyor
Hüzünü hasreti bir başka dostun

Yüreğinde sevgi pınarı akar
Sevgiye susamış canları yıkar
Dost dediğin dosta hasretle kokar
Gönül sofrasında lokmadır dostun

Şişeler boşaldı kadeh dolmadı
Fırsatcılık çıktı dostluk kalmadı
Dost şeref im der ki benlik olmadı
Yaren yar olunca yar olur dostun


Dost dediğin
Dostun yüreğinden geçeni bilmeli
Dost dediğin
Dostunu karşılıksız sevmeli
Dost dediğin
Verecekse almadan vermeli
Dost dediğin
Yüreği kan ağlarken, dost için gülmeli
Dost dediğin
Kara toprak gibi sadık kalabilmeli
Dost dediğin
Sığınacak yerin yoksa kucağını açabilmeli
Dost dediğin
Güne sıcak bir güneş olup doğabilmeli
Dost dediğin
Geceye parlayan yıldız olabilmeli
Dost dediğin
Sırtını yasladığın asırlık bir çınar
Dost dediğin
Gerektiğinde bir kalkan olabilmeli
Dost dediğin
Kahpe kurşuna göğsünü siper yapabilmeli
Dost dediğin
Velhasıl dost olduğunu bilmeli
Dost dediğin
İki yüreği bir beden sayabilmeli
Ben herkese dost demem
Benim dostum
Yüreğimin sesini uzaklardan duyabilmeli
Dost o zaman dosttur
Dost dediğin
Bir batında doğan kardeş bile olabilmeli

Sevda hançeriynen vurulur mu dost
Sevene muhabbet verilir mi dost
Mecnun edip dağa sürülür mü dost
Sevgi gibi duygu bulunur mu dost.

Dost dostda muhabbet cem olmak gerek
Dostdan ayrı olmaz bir olmak gerek
Dost aşkıyla yanıp, kor olmak gerek
Dostluk diyarından salınırmı dost.

Hangi yöne gitsem dost ararım dost
Dostla muhabbeti hep ararım dost
Dostda varmak için yol ararım dost
Saldığın bu yoldan dönülürmü dost.

Dost dostda dermandır dert edilirmi
Dostluk toprağına şer ekilirmi
Gülşani bülbülden hiç bıkılırmı
Gülde dikenlidir, sevilmezmi dost.


Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim
Hepsi varken baharımda, yazımda:
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda
Seneler senesi oysa gözümde
Cihana eşitti dost bildiklerim
Nerde o sözlere kandığım günler?
Her gülen yüzü dost sandığım günler
Acıdan kahrolup yandığım günler
Ta canıma yetti dost bildiklerim
Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim

Kevser havuzuna dalanlar,Ölmezden öndün ölenler
Nefsini düşman bilenler,Konar tuba dallarına

Alem düşman olur ise,Beni dost'tan ırımaya
Dost kanda ise ben anda,Düşmanlık arımaya

Dost ehli bizim ile hem,Dost burdadır bize ne gam
Yüz bin cehd ederse düşman,Dost mahfili duramaya

Düşman bana nide bile,İşim gücün dost'tan yana
Dost makamı can içinde,düşman eli eremeye

Kime kim dost kapı aça,Düşmanı elinden kaça
Yunus ağzı güher saça,Değme arif değemeye.


Dost dostuna nimettir
Dost kıymetin bilmektir
Dost şaraptır içmektir
İçmesini bilen gelsin

Dost var dilde söylenir
Dost var cana bezenir
Dost var her dem özlenir
Pahasını veren gelsin

Dost olur gören gözün
Dost olur dilde sözün
Dost olur canda özün
Saklamasın bilen gelsin

Çimen söyledin derdin
Nedir söyle bu halin
Musallada bedenin
Göz yaşıyla yuyan gelsin

Ben gibi olmalı, dostum dediğim
Beraber pişirip bile yediğim
Sabah akşam, hep gelmeli dediğim
Böyle dost olanı, insan bilirim

İnsan olan insan,sevmeli canı
Sevgi paylaşmaktır,yok ile varı
Her dem dosta doğru giderse yolu
Yollarda olanı, insan bilirim

Zorda kalanlara destek olursa
Yürekten yüreğe akıp durursa
Dost nerede ise,o da orada
Böyle dost olanı, insan bilirim


Seyyah olup şu alemi gezerim
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkarımca okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

İki elim kalkmaz oldu dizimden
Bilmem amelimden bilmem özümden
Akıttim kanlı yaş iki gözümden
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Yine boralandı dağların başı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Emaneti alır ol veren kişi
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Bozuk şu cihanın pergeli bozuk
Yazıktır şu geçen ömre yazık
Tükendi daneler kalmadı azık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Pir Sultan'ım eydür ummana dalam
Gidenler gelmedi bir haber alam
Abdal oldum çullar giydim bir zaman
Bir dost bulamadım gün akşam oldu

Sevilecek biri olmadigin zamanlarda bile seni sevmeli...
Sarilacak biri olmadigin zamanlarda bile sana sarilmali...
Dayanilmaz oldugun zamanlarda bile sana dayanmali...
Dost dedigin; fanatik olmali;
Bütün dünya seni üzdügünde sana moral vermeli.
Güzel haberler aldiginda seninle dans etmeli,
Ve agladiginda, seninle aglamali...
Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmali;
Sevinci çarpmali...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmisi çikarmali...
Yarini toplamali...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyaci hesaplamali...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmali...
İsi bitince seni bir tarafa atmamali...
1 day ago