kırçiçeği's profileMERHABA ,PhotosBlogListsMore Tools Help

MERHABA ,

Bu sayfayı öncelikle kendimi mutlu etmek için yaptım. Renkleri ve renkliliği seviyorum. Doğal olarak her tercihte biraz ben varım, biraz içimdekiler...Biraz sevdiklerim var, biraz umut ettiklerim...Umarım sayfamda iyi vakit geçirirsiniz.

kırçiçeği papatya

Occupation
Location
Interests
biraz hazine , çokça defineyim sanırım. Gördüklerinden çok açığa çıkmayı bekleyen yönlerim var...
Şekle şemale takılma bence, yapılanlara bak ve sahibini ifade eden ipuçlarını çöz. Anlayabildiğin kadar tanımış olursun...
Siz gidin ben gelmiyorum..

Ne ardınızdan gelecek kadar sizin dünyanıza aitim ne de beni ardınızda bıraktığınızda aklınız ve ruhunuz bende esir kalacak..

Bakmayın insanın topraktan yaratıldı dendiğine..
Demirden, taştan, plastikten yaratıldı sanki insan..

Hayatımıza henüz plastik girmemişken toprak yüzlü,
yağmur kanlı ve Allah kokuluydu insanlar..
Bir gün plastik icat oldu ve plastikleşti bedenler, kalpler, duygular ve alışkanlıklar..

İşte bu yüzden silindi yeryüzünden aşk ve merhamet.

Siz gidin, ben gelmiyorum..
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.
November 12

Mevlâ Görelim Neyler.Neylerse Güzel Eyler____ İbrahim Hakkı Erzurumî

hak şerleri hayr eyler
ârif anı seyreyler
zan etme ki gayreyler
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

sen hakk’a tevekkül kıl
sabreyle ve râzı ol
tevfiz it ve rahat bul
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

kalbin ana berk eyle
takdîrini derk eyle
tedbirini terk eyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bil kâdı-i hâcâti
terk eyle mürâdâtı
kıl ana münacâtı
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bir işi murâd itme
hak’dandır o red itme
oldıysa inâd itme
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hakk’ın olıcak işler
ol hikmetini işler
boşdur gam u teşvişler
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hep işleri fâyıkdır
neylerse muvâkıfdır
birbirine lâyıkdır
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

dilden gamı dûr eyle
tefviz-i umûr eyle
rabbinle huzûr eyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

sen adli zulüm sanma
sabr it sakın o sanma
teslim ol oda yanma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

dime şu niçün şöyle
bak sonuna sabr eyle
yerincedir ol öyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler
hiç kimseye hor bakma
sen nefsine yan çıkma
incitme gönül yıkma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

mü’min işi reng olmaz
ârif dili teng olmaz
âkıl huyu cenk olmaz
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hoş sabır cemilimdir
allah ki vekilimdir
takdîr kefîlimdir
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

her dilde ânın adı
her kuladır imdâdı
her cânda anın yâdı
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

nâçâr kalacak yerde
dermân ider ol derde
nâgah açar ol perde
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

her kuluna her anda
her anda o bir şânda
geh kahr u geh ihsânda
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geh mu’ti vu geh mâni’
geh hâfıd u geh râfi’
geh dârr u gehi nâfi
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geh abdin ider ârif
her kalbi o’dur sârif
geh eymün u geh hâif
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geh kalbini boş eyler
geh aşkına düş eyler
geh halkını hoş eyler
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

az ye az uyu az iç
dil gülşenine gel güç
ten mezlebesinden geç
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bu nâs ile yorulma
kalbinden ırağ olma
nefsinle dahi kalma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

geçmişle geri kalma
hâl ile dahi olma
müstakbele hem dalma
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hem dem âni zikreyle
hayrân-ı hak ol söyle
zirekliği koy şöyle
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

gel hayrete dal bir yol
koy gafleti hâzır ol
kendin unut anı bul
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

her sözde bir nasihat var
her işde ganîmet var
her nesnede zinet var
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

hep rumuz ve işâretdir
hep ayn-ı inâyetdir
hep gâmız ve bişâretdir
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

bil elsine-i halkı
öğren ebed u hulki
eklâm-ı hak ey hakkı
mevlâ görelim neyler.neylerse güzel eyler

vallah güzel etmiş
tallah güzel etmiş
billah güzel etmiş
allah görelim netmiş.netmişse güzel etmiş.
.
TEFVİZNAME (yazan, şair) - İbrahim Hakkı Erzurumî
November 09

Papatya çiçeği.....Hüzün Yücel

 

Papatya çiçeği

Sen dağ yamaçlarının,
Uçsuz bucaksız ovaların nazlı çiçeği
Beyaz duvak misali
Baharın habercisi,
Papatya çiçeği
Nasıl da yırtmışsın inadına
Toprak ananın göbeğini
Açmışsın avucunu güneşe
Sevdanı güneşten,
Gücünü topraktan almışsın

Çok da inatçısın
Dağların yamacında hırçınsın
Ovalarda nazlı gelinsin
Ne güzel de büyütmüş,
Beslemiş toprak ana seni
Kıyılır mı sana,
Dalından koparmaya,
Özgürlüğünü elinden almaya

Yapraklarındaki beyaz, sadeliği
Göbeğindeki sarı,
Kalbindeki aşkı anlatır
İnatçısın dedim ya
Vazgeçmiyorsun inadından
İlan etmişsin dostuna, düşmanına
Doğaya olan aşkını
Şahidindir güneş ve toprak ana
Kural tanımazsın yaşamında
Çünkü sen özgürlük
Ve yaşamın temsilcisisin
Bu sende gelenek
Hiç mi hiç bozulmayacak,
Hep böyle devam edecek

Sen dağ yamaçlarının,
Uçsuz bucaksız ovaların nazlı çiçeği
Beyaz duvak misali
Baharın habercisi,
Papatya çiçeği
Güneş ben
Papatya sen olduğu sürece
Aşk beyaz yapraklarında
Hep fal olarak anılacak

 

Hüzün Yücel

 
October 23

İYİ OLMA SANATI ___ Dr.Drauzio varella

İYİ OLAMA SANATI 
Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Duygularını anlat.
Saklanan ve baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, belfıtığı, belağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla; duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız! Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Karar vermelisin.
Kararsız kişi; güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık; sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Olduğundan farklı yaşama.
Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Kabullen.
Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak, sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Çözümler bul.
Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birisini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerjiyi üretir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Güven.
Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Hayatı üzgün yaşama.
Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. «İyi mizah bizi doktorun elinden korur». Mutluluk, sağlık ve terapidir.

Dr.Drauzio Varella, Çeviren: Fatih Erten
August 30

YAĞMURA ZEYL ____ Nurullah GENÇ

Yağmur’u ve şâiri Nurullah Genç’i yâd ederek ...

Vâredenin adıyla insanlığa inen Nûr’dan bir bâd-ı sabâ dokundu gönül iklimime… Bir “Yağmur” indi kalbimin semavî tepelerine…

 

Nûr’dan ve Yağmur’dan sonra, damlalara dokunan bir kalem olsaydım dünya sayfasında… İçimden geçen can ipliğinin karasıyla yazsaydım bu ilâhî aşkı… Bir yağmur damlası mürekkebim olsa ve ben yağmur yağmur dolaşsaydım âlemin mavi sayfalarında…

 

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım. Bir dürr-i yektâ bulsaydım kalbimin sâdefinde… Nisan yağmuru gibi düşseydin içime ve ben acıyla pişerek nâil olsaydım bu inci güzelliğine… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Taştan kalbime ince ince yağmurlarla, inci inci nûrlarla düşseydin âhh… Bir taş da ben olsaydım.

 

Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım. Dolaşsaydım bir muhacir gibi kutlu yolunun içime uzanan çöllerinde… Güllerinde akan terlerinde bir göl serâbı görseydim ve bir bülbül gibi başında bitseydim. İçseydim kana kana Yağmur… Çöllerde yorgun düşen kanadımla, çırpa çırpa kanattığım kanadımla, damlalarına eğilsem ve kana kana içseydim Yağmur… Bir kuş da ben olsaydım.

 

Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım. Renk renk, desen desen… Senin dokunmanla çiçek açar kumaşım; bahar gelir fakîr hırkama, âhh bir gülümsesen… Sen yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Damla damla insen gönül kumaşıma ve gül motifleri işlesen nakış nakış, gül kokulu parmaklarınla… Bir nakış da ben olsaydım.

 

Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım. Asr-ı Saâdet’in muhabbeti belirirdi nazarımda. Yağmur… Yâr ve nûrsun… Asırlık arzumsun…  Nokta nokta, göz göz dökülseydin kalbimin sahrâlarına… Gözlerime doğan nûrla Hira dağında bulsaydım izini… Bunca intizârdan sonra nazarınla dirilseydi gözlerim… Bir bakış da ben olsaydım.

 

Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım. Yağmur… Bir ip gibi ince ince yağsaydın ve dolansaydın nefsimin boğazına… İpe çekilen Hallac gibi, derisi yüzülen Nesimî gibi can versem; kayalar altında un ufak Bilâl-i  Habeşî gibi kan dökseydim. Aksaydın kan gibi kalbimin pınarından. Damla damla dökülseydi güllerden süzülüp inen terin. Solmuş bir çiçek gibi önüne düşseydi bu garîp başım… Bir baş da ben olsaydım. 

 

Bahîra’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım. Damla damla dökülseydim bir çift gözün nübüvvet mührünü gören güzelliğinden. Müjdelerle dolaşsaydım Busra’nın sokaklarında… Fakîr bir dilenci gibi sokaklara düşseydim ve zengin etseydim gönlümü, sırtında parlayan nûr ile… Karûn’a meydan okusaydım bu manevî zenginlikle… Uzansaydı ellerim gökyüzünün kalbine… Sana eşlik eden bulutun ellerinden öpseydim. Sen nûr nûr inerken yeryüzünün kara bahtına, ben bir bulutun önünde diz çöküp yaş dökseydim. Bir yaş da ben olsaydım.

 

Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım. Senin dokunmanla renklenir aşk kumaşım. Senin okşamanla gül-i rânâya benzer muhabbet kuşağım… Üzerinde taşıdığın Hırkâ-i Saâdet’te bir düğüm, Hacerü’l Esved taşıyan kumaşta bir desen olsaydım. Düğüm düğüm, desen desen… Muhabbet kumaşım gülizâra döner, sen bir “gül” desen… Ellerin değse bu kirli, bu günâhkâr libâsa… Yağmur yağsa aşk esvâbıma… Bir parça kumaş da ben olsaydım.

 

Senin için görülen bir düş de ben olsaydım. Peygamber çiçekleri gülümserdi gözümde… Dâvûdî bir sesle açılırdı çiçeğim, kat kat ve çöllere inat bir gül muştusu gelirdi seher yeliyle… Yâr eliyle, yâr diliyle gecelerce büyüyen bir düş olsaydım. Yûsuf’tan gelen uhrevî bir rüyâ gibi; ay ve yıldız gibi, güneş gibi seyretseydim seni leyl ü nehâr… Rüyâların gölgesinden kopup hakîkî varlığına bir perde aralasaydım ey yâr… Bir düş de ben olsaydım.

 

Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım. Saâdet asrının tablosu renk renk belirseydi gönlümün tuvalinde… Yüzyıllar boyu yüreğimde taşıdığım ismini, cisminle bütünleştirseydim. Güzelleştirseydim gözümü gözlerinin nûruyla… Nârıyla yaksaydı gözlerin gözlerimi… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Bayram etseydi gözbebeğim, âlemin gözbebeğini seyrederken… Görseydim gül yüzünü… Bir görmüş de ben olsaydım.

 

Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım. Aşkınla kızarırdı çölde açan gül yaprakları… Toprakları aşkın yakardı. Bir mum gibi hani… Erir, yanar ve yakardın. Ben pervanevî aşkımla sana visâl eyleyen bir garîp fedâî olsaydım. Sana var/makla şâd olsaydı servine uzanan ırmaklarım… Parmaklarım gülüne dokunarak dilşâd olsaydı. Vuslatını sunsaydın bana ey Yağmur, billur visâlini… Bir gülmüş de ben olsaydım.

 

Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım. Belki yeniden dönerdi bahtımın kara çarkı… Belki yeniden aşk makamına dönerdi hicrân kokan bu şarkı… Farkı anlardı belki, kendini de inkâr eden yalancı… Sancılarım biter, sâdefimden yâr incisi çıkardı. Sana doğru aksaydım ey Yağmur, yolundan giden damlalara tutunup… Kendimi de unutup kervanlara karışsaydım. Muhacir ve ensâr gibi, sana hicret eden bir bülbül ve seni bekleyen bir gül olsaydım. Çöllerin ortasında bir yeşil bahçe, seninle can bulan Mekke ve Medine olsaydım. Er ya da geç sana inanan ve senin vuslatınla yanan bir kabileyi kalbimde taşısaydım. Bir Kureyş de ben olsaydım.

 

Damar damar seninle hep seninle dolsaydım. Bulsaydım, damarımda, kanımda, canımda nûrunun zerresini… İçimde akan ırmaklarda yıkasaydım günâhkâr ruhumun siyahî ellerini… Yağmur… Sağanak sağanak aksaydın gönlümün göklerine, bereketinle, rahmetinle, muhabbetinle…. Hasretinle kavrulan yüreğim sırılsıklam olsaydı. Sen yağsaydın Elif Elif göğsümün yâresine… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Sen yağsaydın gönlüme… Hep seninle dolsaydım.

 

Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım. Senin aşkınla duran ve dönen güneşten yayılan, şehâdet parmağınla ikiye ayırdığın aydan yansıyan bir ışık hüzmesi gibi parlasaydım cihad kokan kılıcının ucunda… Kılıcının kabzasında bir dirhem gümüş gibi yakın dursaydım ve öpseydim hakk kokan ellerinden… Sen olmasaydın, ben de olmasaydım. Ben ki aşkına tutunarak yaşayan alak… Yâr ve nûrsun, Yağmur… Asırlık arzumsun… Sen ki Yağmur, baştan sona aşk… “Levlâke levlâk” “Sen olmasaydın, Sen olmasaydın…”

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ''

 

DÜNYA FANİDİR ____ Aziz Mahmut Hüdai (ks)

 
Dünya fanidir

Aldanma kardeşim fani dünyaya,
Bu düzen dağılır, divan eğlenmez.
Kaptırma gönlünü bu viraneye,
Herkes gelip göçer, konan eğlenmez.

Düşme sakın, hilesine, ağına,
Değer verme, bostanına bağına,
Bakarsın kar yağmış umut dağına,
Zerre kadar aklı olan eğlenmez.

Malın varsa, harca Hakkın yoluna,
Bir faydan dokunsun sağ ve soluna,
Bir gün yolun düşer berzah iline,
Otağı kalkacak sultan eğlenmez.

Gâfil olma ecel gelir ansızın,
İbadetle geçsin gece gündüzün,
Yükünü hafif et, yolun pek uzun,
Yolcuları gider, kervan eğlenmez.

Hakka sarıl, gitme kötü yollara,
Kıymet verilir mi geçmez pullara,
Dünya bir zindandır, mümin kullara,
Zindancı eğlenmez, zindan eğlenmez.

Ömür tamam olup defter dürülür,
Sırat köprüsü ve mizan kurulur,
Hakkın dergâhında bir gün durulur,
Buyruğu tutulur, ferman eğlenmez.

Hüdai nerede, bunca peygamber,
Hani Habibullah, Sıddık-ı Ekber,
Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Haydar,
Bunda can eğlenmez, canan eğlenmez.

Aziz Mahmud Hüdai (kuddise sirruh)

 

 

              ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM!...

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.



 

 


Şırıngayla ruhumu
Uyuşturduğum vakit;
Siyahlara bürünmüş gözlere
Ölüm şiirleri yazdım
Ben ne kadar mahkumsam karanlığa
Benim dünyama girdiğin vakit
Acıların yol gösterdiği
Ruhun zindan edildiği
Bir kabustasın…
Şafak pek uğramaz buralara…unutma!!

Biliyorum gerçek değilim bende.
inanmak inandırmak istediğim yalanlardan biriyim..
soğuk intihar havası var dışarıda..
ruhumun iki arada kaldığı bi gece yine..
ne yapacağını bilmez ya insan,bilmek istemez hani.
.bi veda tadında bu yazdıklarım.sonsuza başlangıç yapmak istediğim,nefes alırken almama isteğini bitirme zamanı.
.son vermek bazı şeylere..belki de yaşamaya başlamak avucumdakiler.
bilmiyorum..
bilmek istemiyorum..
isteyipte yapabildiğim tek şey bilememek.
.eğer istediklerim olsaydı bu hayatta bu kelimeleri elerim titreyerek bu kağıda yazmak yerine,mutlukla,sevgiyle süslenmiş kelimeleri fısıldardım kulağına..
sen boşver beni..boşverilmesi gereken her şey gibi..

alıntı
 
 

Belki Gelirsin die çok bekledim Gece yarıları mum ışında Pencere kenarında..
belki belki sende izliyorsundur aynı yıldızları die çok düşündüm... sevgimi yolladım en parlak yıldızlarla belkide sevgimdi onlara ışık veren..
sabah olduğunda güneşi çok selamladım...Doğuşunu izledim...
Neredeysen Çabuk gel.. Sevgimle açan çiçeklerin rüzgara dayanacak gücü kalamadı.. Onlar hep İlkBahara Alışık...
Ne Olur Sonbahar olmadan Gel.. Tüm vücudum solmadan gel..
4 mevsimi yaşarım aynı anda bazen
Rengarenk HaYaL Ler kurarım Nehir kenarına sonrada çıkarım en yüksek dağın tepesine izlerim hepsini büyük bir hevesle...
bazende renkli olmaz Kurduğum HaYaLler... Bir zaman küresinin içine sıkışmıştır
Geceleri Binbir yaşamın olduğu Deniz Kenarında, Deniz Kabuğunun Üstüne Çıkıp Uzakları çook seyrettim... Giden Geldimi Aceba die çok Düşündüm
Bazen yaşadığım şehir Berbat bir yer gibi görünür gözüme... Tozlu dumanlı duygusuz bir taş yığını..
Hiç Sevmem Aslında siyah beyaz yaşamı yapmam gereken tek şey sevgiyi ortaya çıkarmak olur... Ozaman bilirimki etrafım renklenir..
Canlanır hayatım..Neşeyle Uçarım İçimdeki Dünyamda..


 

4 hours ago
GARIP KULwrote:

schrieb:

 

Photobucket

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

 

 

 

Geceniz hayirli hac,a gidenlerin haciliklari kabul olsun

gitmiyenlerinde tez zamanda gitmek nasip etsin RABBIM.

orda  edilen dualarin hepside kabul olsun ..

HUZURA GELDİM

 
 

 


Peygamberim, huzura kabul et beni
Dertlerimi bir bir dökmeye geldim

Adım adım dolaştım kutsal beldeni
Güzide Ashab’ın görmeye geldim

Allah’ın evi, muazzam Kabe’yi
Tavaf edip, rahmete ermeye geldim

Ziyana aşık kelebek gibi
Çevresinde dönmeye dönmeye geldim

İlk defa Hira’da gördüğün Nur’u
Hissedip, onunla uçmaya geldim

Şifalı su, mucizevi zemzemi
Kaynağından içmeye içmeye geldim

Bedir’i, Uhud’u, şanlı Hayber’i
Nakşedip, kalbime çizmeye geldim

Hendekte yüzüstü düştüğün yeri
Keşfedip yüzümü sürmeye geldim

Buram buram kokan Ruhu Nebiyi
Nefes nefes içime çekmeye geldim

Takva ile yükselen kutlu Kubâ’nın
Girip, temelinde yatmaya geldim

Veda hutbenle mesaj yerinde
Arafat’ta duaya, vakfeye geldim

İsmail misali boyun eğerek
Mina’da yoluna kurban olmaya geldim

Ümmetin olmaya ahdim var idi.
İmzalı dilekçem vermeye geldim.

Cennet bahçesi nurlu Ravzâ’na
Tazim ile rızan almaya geldim

Gönlümde açılan sevgi gülünü
Buket buket sunmaya geldim

Sevgine layık gördünse beni
Verilen rütbeyi takmaya geldim

Mübarek Ravzâ’na izin ver gireyim
Sararmış yüzümü sürmeye geldim

Bildirdin bizlere dostu, düşmanı
Düşmanım nefsimdir, yenmeye geldim

Kovma kapından Ya Resul, ne olur
Dönmek için değil, kalmaya geldim

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
6 hours ago
garip garipwrote:
 
Hayirli günler arkadasim  
                                                                                                                            
 
             


Herseyin sonu aslinda sonun basi
Image and video hosting by TinyPic
Herseyin sonu aslinda sonun basi
herkesin bildigi ama hic düsünmedigi bir konu
gelmezki böyle caresizligin sonu
icimize attilar ezzelden fitnenin tohumunu

Image and video hosting by TinyPic
herkes yürür düsünmeden sonunu
önce okumak sonrada düsünmek
iste budur insani insan yapan
Allaha degil ebu Cehil gibi yapma putlara tapan

Image and video hosting by TinyPic
dogrulari görmemek icin kendinden kacan
asil budur insani cehennem atesinde yakan
hep kurtulmak isterken hep pat an
sende dur bir saniye düsün

Image and video hosting by TinyPic
kime bu havan kime bu düsün
nerden geldin nereye gidiyorsun
farkina varmadan seni Yaradani bilmeden yasiyorsun
aslinda kayip olmus hic yoksun
Image and video hosting by TinyPic
iyi düsün iyi tasin
anlarsin birgün agridimi basin
belki geldi ölüm yasin
care degil para siyah sürme kasin
Image and video hosting by TinyPic
Aynaya bir bak sor kendine
gercekten senmisin sor aynadaki resmine
bak gök yüzüne aksamlari
saya saya bitiremessin yildizlari

Image and video hosting by TinyPic
takip ediyor günler hic durmadan yarinlari
dünya durmadan dönmekte
insanlar icin hayat isigi sönmekte
sence neden niye

Image and video hosting by TinyPic
herseyin sonu geldimi diye
aslinda ölüm sonun baslangici
icersin belki icki sarap fici fici
insanoglunun böyle durumdsa olmasi ne kadar aci

Image and video hosting by TinyPic
gercekler cok sade ve acik
herkes medeniyet adina cok acik ve secik
eger bir bilseydi ahirette kendini neyin bekledigini
tanimak istemezdi bu dünyadaki kendi benligini

Image and video hosting by TinyPic
bir hic ugruna yakmazi kendini
iyi düsün iyi tasin
anlarsin birgün agridimi basin
belki geldi ölüm yasin

Image and video hosting by TinyPic
care degil para siyah sürme kasin
Zaman herseyin ilaci olacak
ahirette teker teker yapilan amallere bakilacak
unutuldu sannetme

Image and video hosting by TinyPic
gercekleri duyunca sakin kahr etme
hemen gurur yapip kendini aldatma
her söz sahibini bulurmus
bu dünyda ebedi kalan zaten yokmus

Image and video hosting by TinyPic
neden hala bos islerin arkasindan kosarsin
yeri ve gögü yaradan Allah sini sende daha iyi bilir
seytanini cenneten kovuran icindeki gibir
sen insan olarak sadece kul olmayi iste Allahdan

Image and video hosting by TinyPic
O da insanogluna vad ettigi gibi kurtarir seni yanmaktan
bikmadinmi hala günahlarin arkasindan kosmaktan
gel sende kurtar kendini
duysun alem Allah Allah diyen sesini
Image and video hosting by TinyPic
iyi düsün iyi tasin
anlarsin birgün agridimi basin
belki geldi ölüm yasin
care degil para siyah sürme kasin

                                    
 
 
 
 
 
 
 
14 hours ago
Zeynel akwrote:

 Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Zor Bir Bilmece…

 

Bir aya sordum, bir de güneşe,
Gönüllerde sevda, gündüz ve gece.
Bir dosta sordum, bir de kardeşe,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir sana sordum, bir de niceye,
Bir güne sordum, bir de geceye,
Bir söze sordum, bir de heceye,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir güle sordum, bir de sümbüle,
Bir aşka sordum, bir de gönüle,
Bir derde sordum, bir de bülbüle,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir göze sordum, bir de hasrete,
Bir şansa sordum, bir de kısmete,
Bir ele sordum, bir de gurbete,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece.

Bir yele sordum, bir de rüzgara,
Bir kışa sordum, bir de bahara,
Bir düşe sordum, bir de sabaha,
Sevgi çözülmez zor bir bilmece

 

Cemile Yüzçeler

 

 Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

 

SAĞLICAKLA KALIN…

ALLAHA EMANET OLUN…

HAYIRLI, HUZURLU, SAĞLIKLI VE

MUTLU BİR YENİHAFTA TEMENNİSİYLE…

 

 

 

15 hours ago
 !!

 

DÜŞÜKIRIK
her aşkta kendimi yineliyorum
ussuz başsız bir yürek
bu benimki
aşkın çiçeğini ne zaman taksam yakama
öyle hızlı koşar oluyorum ki
bana koşan durup bekliyor
susuyor telefonlar
postacı uğramıyor
aşkın gemisine aldığım davette
hep ben tayfa oluyorum
üstelik her fırtınada
yüreği yeni baştan ıslanan
acemi esmer tenli bir tayfa
açınca ben yelkenlerimi
pembeye boyanıyor bütün sular
telaşa karışıyor sabır sızlanıyorum
ellerim gül kokar oluyor
hep yeni baştan keşfediyorum
yapraklarından dağılıp
dikenlerinde pıhtılaşan kırmızısını gülün
oysa ben
her aşkta kendimi yineliyorum
bu yüzden
eskitemiyorum hiçbir duyguyu
düş kırıklığı kadar....
Sevgi Köse

Sevgi Köse


||
1 day ago